SOSYAL MEDYADAN GERÇEK DÜNYAYA DÖNÜŞ

Sosyal medya terimi kullanıldığında birçok insanın hemen sorduğu sorular vardır: Sosyal medya hakkında sosyal nedir? Tüm medya sosyal değil midir? gibi. Bu sorular başka bir soru ile de ilgilidir: Sosyal olmak ne demektir? Son on yılda, sosyal medya platformları günlük yaşamın mekaniğine derinlemesine nüfuz ederek, insanların resmi olmayan etkileşimlerini, kurumsal yapıları ve profesyonel rutinlerini etkiledi. Sosyal medya, herkes için tarafsız platformlar oluşturmaktan ziyade, sosyal etkileşimin koşullarını ve kurallarını değiştirdi.


Hiç şüphesiz sürekli gelişen, ilerleyen ve küreselleşen dünyanın en önemli parçası internettir. İnternetin artık günümüzde kullanılmadığı bir alan neredeyse kalmadı diyebiliriz. Sosyal ağlar, insanlara, düşüncelerini ve eserlerini paylaşacakları olanaklar yaratan, paylaşım ve tartışmanın esas olduğu bir medya sunmaktadır. Sosyal medya olarak adlandırılan bu sanal ortam, kullanıcı tabanlı olmasının yanında kitleleri ve insanları bir araya getirmesi ve aralarındaki etkileşimi arttırması bakımından önem taşımaktadır.


Yapılan araştırmalar doğrultusunda insanların, bu sanal gerçeklik içinde gün geçtikçe daha fazla vakit harcadıklarını, gerçek yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştıklarını ve kendilerine yeni bir dünya kurarak yaşadıklarını göstermektedir. Kimi zaman sanal dünya ile gerçek dünya arasındaki sınır belirsiz hale gelmektedir. Öyle ki bu sanal dünyada arkadaş bulma, insanlarla sosyal ve siyasi düşünce alışverişinde bulunma; hatta bu dünyadan birileriyle tanışıp evlenme gibi ciddi kararlar alınabilmektedir. Özellikle gençler arasında günden güne kullanım açısından sürekli bir artış gösteren sosyal medya, günümüzün geleneksel medyasına rakip olmakta; hatta kimi zaman tehdit eder duruma gelmekte ve bazılarının yok oluşuna şahit olmaktadır.


Sürekli gelişmekte olan teknolojik gelişmelerle birlikte hobi olarak başladığımız şeyler farkında olmadan alışkanlığa dönüşmeye devam etmektedir. En son ne zaman 24 saat boyunca internetsiz kaldınız? Peki, hiçbir baskı altında kalmadan, özgür iradenizle, 24 saat boyunca telefonunuzun mobil verisini kapatabilir misiniz? Eğer bu soruya yanıtınız ‘’hayır’’ ise siz de bu alışkanlığın ne kadar tehlikeli boyutlara ulaşabileceğinin farkındasınız demektir.


Her geçen gün sosyal medya ile ilgili yeni kavramlarla karşı karşıya kalmaktayız. Bunlardan birisi de ‘’sosyal medya detoksu’’ ya da ‘’dijital detoks’’ kavramıdır. 2020 yılı itibariyle tüm dünyada ki internet kullanıcı sayısı 4.5 milyarı geçti. Sosyal medya kullanıcıları ise 3.8 milyarın üzerinde. Bu demektir ki dünya nüfusunun %59’u internet kullanıyor.


Türkiye’de günlük olarak internette geçirilen ortalama süre 7.5 saatin üzerinde, sosyal medyada geçirdiğimiz ortalama süre ise 3 saatin üzerinde, internete erişimin yarısından fazlası mobil cihazlardan sağlanıyor. Tabi bunun yanında e-ticaret sektörü bundan fazla fazla nasibini alıyor. Çünkü yaklaşık 1.9 milyar insan internet üzerinden alışveriş yapıyor.


Size de bu veriler biraz fazla gelmedi mi? Bu verilerin daimi bir üyesi olarak kalmak mı istersiniz yoksa ara sıra da olsa gerçek dünyaya dönmek mi? Sosyal medyaya olan bağımlılığınızı en aza indirerek hayatın kendisine bağlanmak sandığınız kadar zor değil. En büyük tehlike; Hayatımızın bir parçası haline gelmiş sosyal medya ve sanal ortamların, hayatımızın tümünü ele geçirebilecek potansiyelde olmasıdır.

©2020 sarmalco.com || Yavuz tarafından hazırlanmıştır. || Her hakkı saklıdır.