İhracatın Finansmanı


Gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan ülkelerde ihracatın artırılması, ekonomi politikalarının başta gelen amaçlarındandır. Özellikle iç maliyet oranları çeşitli sebeplerle (ithal girdilere bağımlılık, üretim teknolojisinin geri olması vb.) diğer ülkelere göre çok yüksek olan gelişmekte olan ülkelerin kendi ürünlerine uluslararası piyasalarda rekabet gücü kazandırabilmek için, ihracatı en azından bu maliyet farklılıklarını ortadan kaldıracak oranda çeşitli araçlarla desteklemeleri gerekmektedir. Bu noktada finansman en önemli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Düşük maliyetli ve süreklilik arz eden finansman, ihracatçının ileriye dönük program yapmasında ve rekabet edebilir bir fiyat oluşturmasında en büyük etken durumundadır (Delice, 2001:269). Dış ticaret finansmanı, birincisi ihracatçılara ve ikincisi ithalatçılara olmak üzere iki yöntemle sağlanır. Gelişmekte olan ülkeler açısından “ihracat finansmanı” diğerine göre daha büyük öneme sahiptir. İhracat faaliyeti sürecinde ithalatçı, genellikle mallar eline geçmeden ödeme yapmak istemez ve kendisine daha uzun kredi süresi tanıyan alternatifleri tercih eder. İhracatçı ise, yurtdışına gönderdiği malların karşılığında yapılacak ödemenin en kısa sürede yapılmasını arzu eder. İthalatçının ödeme süresinin uzun tutulmasını istediği durumlarda, ihracatçı iki farklı aşamada finansmana ihtiyaç duyar. İlki, hem yükleme öncesinde ihracata konu malların üretiminin gerçekleştirilmesi sırasında veya ihracata hazırlanması aşamasında, diğeri, sevkıyat sonrasında ve ithalatçının kredilendirilmesi aşamasında ortaya çıkabilir (Özdemir, 2004:38). Ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde ihracat yapan işletmelerin en önemli problemlerinden birisinin çalışma sermayesi yetersizliği olduğu yapılan birçok araştırmada tespit edilmiştir. Bu nedenle bu gibi ülkelerde sevk öncesi kredi programları büyük önem kazanır. Gelişmiş ülkelerde ise ihracat için gerekli finansman genellikle ticari bankacılık sistemi tarafından sağlanmakta olup, ihracat finansman kuruluşları ihracat sektörüne ve bankalara, sigorta ve garanti programlarıyla destek vererek sadece risksiz bir ortam sağlama işlevini yerine getirmektedir. Ülkemizde de işletmelerin ihracat yaparken karşılaştıkları en önemli sorunlardan birisi ihracatın finansmanına ilişkindir. Ülkemizdeki firmalar; yurt içi ve yurt dışı ticari faaliyetlerinin devamı için her nevi banka kredilerinin yanı sıra aşağıda belirtilen finansman kaynaklarından da yararlanabilmektedirler. Prefinansman kredilerinden, • Lehlerine açtırılan akreditiflerden, • Kabul/aval kredilerinden, • İhracat vesaikini iştiraya verme ve karşılığında avans alabilme, • Senet emtiası karşılığında bankalardan avans temin edebilme, • Senet forfaitingi yaptırmak, • Factoring finansmanı yoluyla factoring şirketlerinden kredi sağlamak, • Türk-Eximbank vasıtasıyla özel ihracat kredisi sağlamak, Ayrıca ihracatçıların ve ithalatçıların; bankalardan döviz kredileri sağlamak, döviz üzerinden veya yabancı banka kontrgarantileri karşılığında teminat mektupları, kefalet mektupları ve garanti mektupları almak suretiyle de iş hacimlerini genişletebilmeleri mümkündür. İhracat için ihtiyaç duyulan finansman miktarı, ihracat değeri kadar veya ihracat değerinden az veya fazla olabilir. Ancak bu noktada üretici ihracatçı firmaların tüccar ihracatçılara göre daha fazla finansmana ihtiyaçlarının olduğunu belirtmek gerekir 121 (Onursal: 4 - Güneş ve Uğur, 2007:25).


En genel tanımı ile ihracatın finansmanı; ihracatçının ve/veya ihracatçının sevkıyat yapacağı alıcının sevk öncesi ve/veya sevk sonrası dönemde kredi ve/veya sigorta yöntemleri ile desteklenmesidir. Bu çerçevede ihracat finansmanı bankacılık ve sigorta mekanizmalarının bir karışımıdır. OECD tanımına göre de, ihracatın finansmanı geniş anlamıyla, kredi, sigorta ve garanti yöntemleri ile ihracatçıya ödeme kolaylığı sağlanabilmesi ve böylelikle ihracatçının vadeli satışlarının desteklenmesidir (DTM-a,142). Diğer bir ifadeyle ihraç edilecek malın temini veya üretimi ile satış bedelinin tahsili arasındaki faaliyetlerin finansmanı olarak da adlandırılan ihracatın finansmanı; finansmanın vadesine göre (kısa, orta ve uzun), ihracatın aşamasına göre (sevkıyat öncesi ve sevkıyat sonrası), riskin alındığı tarafa göre (alıcı ve satıcı kredileri) ve finansmanın kaynağına göre olmak üzere farklı şekillerde sınıflandırılabilir. Uygulamada genellikle temel ayrım vade esasına göre yapılmaktadır. Buna göre finansman kaynakları kısa (1-2 yıl arası), orta (3-5 yıl arası) ve uzun (5 yıldan daha fazla) olmak üzere üç başlık altında incelenebilir. İhracatın aşamasına göre ise finansman kaynakları sevkıyat öncesi ve sevkıyat sonrası olmak üzere yine iki başlık altında incelenebilir. Sevkıyat öncesi finansmanın süresi kredinin isteme amacına bağlıdır. İhracatçı siparişin alınmasını müteakip zaten hazır durumda olan bir ürünü ambalajlayıp sevk edecek ise finansmanın süresi 15 ila 30 gün gibi kısa olabilir. Ancak mallar siparişe uygun olarak üretilecekse süre, üretim sürecini de kapsayacağı için finansman süresi de uzun olacaktır. Sevkıyat öncesi, ihracatçının, malları üretmek veya malları satın almak ve sevk etmek için kendi öz sermayesi dışında ihtiyaç duyduğu işletme sermayesi olarak tanımlanan bu finansman, çeşitli akreditif uygulamaları ve/veya bankaların özel finans kuruluşlarının ihracatçıya kredi ve/veya avans vermesi şeklinde yürütülmektedir. Sevkıyat öncesi finansman; bazı “özellikli akreditif” uygulamaları ile doğrudan “banka kredileri” şeklinde sağlanmaktadır. Sevkıyat sonrası finansman ise, ihracatçıların alıcılarına kredi açtıkları zaman bankaların devreye girerek, ihracatı finanse etmesidir. Bu finansman, ihraç mallarını yurt dışına sevk edilmesi ile mal bedellerinin tahsili arasında bir köprü vazifesi görmektedir (Onursal:5). Günümüzde, önemli bir rekabet unsura da, ihracatçıların gerek ihracattan önce gerekse ihracattan sonra elde edebilecekleri finansman kolaylıklarıdır. İhracattan önceki aşamada teknik ifadesiyle sevkıyattan önce ihracatçı ve üretici – ihracatçı ihraç edeceği malın satın alınması, üretilmesi veya ambalajlanması süresince finansman ihtiyacı duyar. İhracattan sonraki aşamada yani sevkıyattan sonra malların gönderilmesi ve mal bedellerinin tahsilli arasındaki likidite açığını kapatmak için finansmana ihtiyaç duyar. İşte bu kolaylıklar sağlanırsa alıcılara kredili mal satışı mümkün olur. Söz konusu kredili ihracat günümüzde önemli bir rekabet unsurudur. (DTM-a,142).


Resul DENİZ

©2020 sarmalco.com || Yavuz tarafından hazırlanmıştır. || Her hakkı saklıdır.